Kordalılar Memeliler-Mammalia

Pallas Kedisi

Pallas Kedisi

Pallas kedisi ya da manul (Otocolobus manul), Orta Asya’nın mera ve bozkırlarına uzanan geniş ama dağınık bir popülasyona sahip, ufak bir kedi türüdür. Doğal yaşam alanlarının azalması sonucu, av hayvanlarındaki ve avladıkları av oranındaki düşüş; Pallas kedilerinin 2002 yılında IUCN tarafından soyu neredeyse tehdit altındaki türler listesine girmesine neden olmuştur.[1] Pallas kedisi adını, türü ilk keşfeden ve “ikili adlandırma” Felis Manul olarak tanımlayan Alman doğa bilimci Peter Simon Pallas dan almıştır.

Karakteristik Özellikleri

Pallas kedileri, evcil kedilerle hemen hemen aynı boyuttadır; vücudu 46-65 santimetre ve bir hayli uzun olan kuyrukları 21-31 santimetre arasındadır. Ağırlıkları 2.5 ila 4.5 kilogram arasında değişiklik gösterebilir. Tıknaz duruşu, kalın ve uzun postu onu şişman ve güçlü gösterir. Kürkü, toprak boyası olarak bilinen çok koyu bir sarı renktedir, vücut ve baş tarafında koyu ve dikey çizgiler ile değişiklik gösterir. Yaz ve kış mevsimlerinde kürk değiştiren Pallas kedisinin kış kürkü, yaz kürküne göre daha gri tonlara çalar ve desenleri belirginsizleşir. Kuyruklarında çok belirgin siyah halkalar ve başlarında yine siyah renkte koyu alanlar vardır. Yanakları, gözlerinin köşelerinden başlayan siyah kısa şeritlerle kesilen beyaz renktedir. Çene ve boğaz bölgeleri de beyazdır, alt kısımlara doğru gri ve tonlarıyla birleşir. Göz çevresindeki eş merkezli siyah ve beyaz kenarlar gözlerin yuvarlak şeklini vurgular. Diğer kedi türlerine oranla bacakları daha kısa, kulakları kafalarının daha aşağısında ve birbirinden daha ayrı, pençeleri ise alışılagelmişin dışında kısadır. Suratları onlara karakteristik özelliklerini veren basık yapıdadır ve diğer kedilerden daha kısadır. Kısa çenesinde, genelde kedigillerde (felids) görülen birkaç diş eksiktir, üst çenedeki ilk azıdiş takımı Pallas kedisinde yoktur.

Doğal ortamları ve nüfus dağılımı

Pallas kedileri, anavatanları olan Orta Asya’nın 5000 metreye varan yüksekliğindeki bozkırlarda yaşar.[3] Daha çok Güney Kafkasya ve Baykal Gölü civarında bulunur daha ender olarak Altay,Tuva, Buryatya cumhuriyetlerinde görülür. Kırgızistan, Pakistan, Kazakistan, Moğolistan, Keşmir ve batı çinde özellikle Tibet Platosu’nda da Manullara raslayabiliriz.[4] 1997’de ilk defa Rusya’daki Doğu Sayan Dağları’nda görüldüğüne dair rivayetler vardır.[5] Hazar Denizi, Afganistan ve Pakistan civarındaki populasyon azalmakta olup ve artan bir ivmeyle izole edilmektedir.[6][7] 2008 de İran’ın Khojir Ulusal Parkı’nda bireysel çabalarla ilk defa bir manul tuzak-kamera yöntemiyle görüntülendi.[8] 2012’de ilk defa Bhutan’ın Wangchuck Doğal Parkı’nda gene tuzak-kamera yöntemiyle kayıtlara geçti. Bu kayıt Doğu Himalayalar’da bir ilk olma özelliğini taşıyor.[9]

Ekoloji ve Davranış

Pallas kedileri tek başlarına yaşayan canlılardır. Dişi ve erkek Pallas kedileri kendilerine özgü kokularıyla bölgelerini işaretler. Günlerini mağaralarda, taşların aralarında oluşan yarıklarda ve marmot (yer sincabı,halk dili dağ sıçanı) deliklerinde geçirip, akşama doğru avlanmak için dışarı çıkarlar. Hızlı koşucular olmadıklarından daha çok bitki örtüsünü ve kayalıkları doğal kamuflaj olarak kullanıp, pusuya yatarak ya da avlarına gizlice sokularak avlanırlar. Genelde sürekli aktif olan gerbil (çöl faresi), pika (ıslıklı tavşangil), Arvicolinae faresi, bazen de genç marmot gibi memelilerle beslenirler. Kınalı keklik ve benzeri kuş türleride diyetlerinde yer alır.[2]

Üreme

Aşırı iklim koşullarında yaşayan Pallas kedisinin üreme dönemi normal olarak diğer kedigillerden kısadır. Östrus hali 26 ile 42 saat arası sürer ki bu süre birçok kedigille karşılaştırıldığında çık kısadır. Pallas kedileri Nisan ya da Mayıs aylarında 66 ila 75 günlük bir gebeliğin ardından 2 ila 6 arası yavru doğurur. Zor iklim koşullarında yavruların bir kısmı ölürken yüksek yavru sayısı türün geleceğini güvence altına almak açısından önemlidir. Yavrular kuru otlar ve tüylerle kaplı korunaklı oyuk ya da mağaralarda doğar. Yavrular doğduklarında 90 gram kadardır, kabarık ve sık tüyleri iki ay içinde yetişkin postlarıyla değişir. Dört ayı tamamladıklarında artık avlanmaya hazır birer avcı olurlar, altı ay dolduğunda ise yetişkin boyutlarına ulaşırlar. Esaret hayatında on bir yıl yaşadıkları rapor edilmiştir.[2]

En son…

Merhaba !

Buralardayız !